Dünyaca ünlü Proje Yönetim profesyonelleri İstanbul’daydı
Prof. Dr. Çetin ELMAS
Proje Yönetim Kurumu (PYK) geçtiğimiz günlerde İstanbul Dedeman Otelde International Project Management Association (IPMA)’nın Genel Kuruluna 27-31 Mart 2008 tarihlerinde ev sahipliği yaptı. IPMA’nın Avrupa, Asya ve Amerika kıtasından yaklaşık 65 ülkeden 200 Dünyaca ünlü Proje Yönetim profesyoneli ve delegesini orada bize yakışır bir biçimde ağırladı.
IPMA dünyanın en eski, ulusal Proje yönetim kuruluşlarını bir araya toplayan, Proje Yönetimi alanında uluslararası seviyede çalışmaların etkinleştirilmesini ve geliştirilmesini sağlamayı ve bu alanında çalışmalar yapan kişi ve kuruluşlara destek vermeyi amaçlayan uluslararası bir kuruluştur. Ülkemizi IPMA’da kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olan PYK temsil etmektedir.
Proje Yönetim Kurumu’nun başarılı organizasyonu, Genel Kurula katılan tüm delegeler tarafından takdirle karşılandı. Ben hala dünyanın her yerinden tebrik mesajları almaktayım. İstanbul’un eşsiz manzarası eşliğinde düzenlenen keyifli akşam yemeklerine karşılık insanlar kendi ülkelerinde yapacakları toplantıları nasıl organize edeceklerini şimdiden düşünür duruma geldiler. Bu arada aldığım organizasyon tekliflerini söylemeden geçemeyeceğim.
IPMA sertifika programının Türkiye’de başlatılması ve bana Proje Yönetimi Sertifika Sınavlarını yapma ve değerlendirme anlamına gelen “First Assessor” unvanı verilmesi benim için hem bir sevinç hem de büyük bir guru kaynağı oldu.
Proje Yönetim çalışmalarımızı profesyonel hale getirmekte çok geç kalmışız. Türkiye’de, proje ve proje yönetimi kavramlarının ülke çapında tam olarak yerleşmediği, iş dünyasına ve yatırımlara katkısının tam olarak anlaşılamadığı gözlemlenmekteyim. Bu durum, başta kamu kaynaklarının kullanıldığı projeler olmak üzere her tür yatırımda özellikle kapsamın, maliyetin ve risklerin iyi belirlenememesi ve yönetilememesi sebebiyle pek çok yatırımın başarısızlıkla sonuçlanmasına sebep olmakta ve ülke ekonomisi için ciddi bir kayıp oluşturmaktadır.
Proje yönetiminin gelişmesi; tek tek kurumlarımızın ve işletmelerimizin verimliliğine katkıda bulunacağı gibi, yaygınlığı ölçüsünde de ulusal ekonomimize büyük fayda sağlayacaktır. Bu gelişimin arzu edilen seviyelerde gerçekleşmesi, başarılı proje ve proje yönetimi örneklerine bağlıdır. Gerekli bilgi ve donanımı bulunmayan proje ekiplerinin beklenen sonuçlara ulaşması ise tamamen şansa bağlı kalmaktadır.
Dünyanın gelişmiş ülkelerine bakıldığında, bu çalışmaların çok ileri boyutlarda yapıldığını, Proje Yönetim konusunu profesyonel eğitimle tamamlayan şirketlerin, üç yıl sonunda cirolarında önemli artışlar olduğu kesinlik kazanmış bir gerçektir. İki yıldır proje yönetim eğitimi ile ilgili profesyonel anlamda çalışmaktayım. Eğitim verdiğim kurumlarda konu büyük ilgiyle karşılaşıyor.
Her proje profesyonel bir liderle başarıya ulaşır. Riski en aza indirmek maddi ve manevi başarıyı birlikte getirir. İstanbul’da Türkiye’nin ilk profesyonel Proje Yöneticileri törenle sertifikalarını aldı. Geç kalmış olsa da bir yerden başladık. Proje yönetim konusunda verdiğimiz eğitim dünya devi olan şirketlerden daha etkili. Bunu ben değil IPMA tarafından Uluslararası First Assessor olarak tayin edilmiş olan Prof. Dr. Sergey Bushiyev ve Prof. Dr. Igbal Babayev ifade ettiler.
Sabah uyandığınız ve işe gitmekle başladığınız gün sıradan gibi görünse de bir projedir aslında. Zaman sınırlıdır, maliyet söz konusudur ve başarısızlık riski her zaman vardır. Profesyonel anlamada olmasa da her gün bir sürü proje yönetirsiniz. Proje Yönetim Kurumunun size sağlayacağı ise analitik düşüce tarzı kazandırmasıdır. Sistemleştirmesidir. İşi paylaşarak zamandan kazanırsınız. Yetkiyi dağıtarak riski azaltırsınız. İyi bir fizibiliteyle maliyeti düşürürsünüz.
Ben doktoramı İngiltere’de yaptım. Bu bana iki yılda Proje Yönetim Kurumunun kazandırdığı kadar dost kazandırmamıştı. Dünyanın bir çok ülkesinden ortaklık teklifleri aldım. Yalnız tekliflerin en çekici olanı Fransa Lille Üniversitesinden aldığım Profesörlük teklifiydi (Serde bilim adamlığı var tabi).
Bu tarz organizasyonların en güzel yanı, ülkenizi temsil etmenizdir. Konukseverlikleri ile bilinen biz Türkler, toplantının yapıldığı yer dünyanın incisi İstanbul olunca misafirlerimiz iyi ki geldik, 2011 Proje Yönetim Dünya Kongresini ev sahibi siz olun diyerek ayrıldılar.
Size çok güncel bir örnek vermek istiyorum. Son bir haftadır izlediğim her haber programında pirincin kilosunun 2-3 misli artığı söylenmektedir. Sebep olarak küresel ısınma ve yağışların az olması gösterilmektedir. Şimdi diyeceksiniz ki Proje Yönetimi küresel ısınmaya çözüm mü? Küresel ısınmaya değil belki, çaresizliğe çözümdür. Küresel ısınmanın olduğunu, yağışların azalacağını biz yeni öğrenmedik. Çözüm ise çeltik tarlalarının akarsu yakınlarındaki tarım arazilerine çekilmesi, yağışların az olduğu yerlerde ise suya daha az ihtiyaç duyan tarım ürünlerinin yetiştirilmesi, oralardaki sulamanın da damlama yöntemiyle yapılması çözüm olabilirdi. Ben ziraatçı değilim. Bu konuda bir iddiamda yok. Sadece ziraatçıların iyi bir proje yönetimiyle bu sorunu çözebileceklerini düşünmekteyim.
Türk Telekom, TTnet, Gantek Teknoloji ve C5 mobile firmalarının yetkililerine bu toplantıya sponsor oldukları için teşekkür ederim.
|